gülersen...

18/7/2008

Öyle bir gülümse ki
gülüşün tutuklansın
bakışın yasaklansın
dağlar;
dağ olmaktan utansın

Gülersen

Gülersen
Mardin'de Deyrul Zeferan'da
Vaftiz olur bütün çocuklar
Fırat Dicle'sine kavuşur
Şattül Arap çöl olur
Gülersen
Ağrı'da İshak Paşa Sarayı'nın gölgesinde
Ahmede Xani mezarında gülümser
Gülersen
Iğdır'da meçeli bir kayısı ağacı çiçek açar
Açar bahçesinde gülleri annemin
Gülersen
Erzurum'a bahar gelir
Mardin kapı şen olur
Gülersen
Gece Siyabend'e kavuşur yıkılır Nemrut'lar
Gülersen
Annemin gözbebeklerinde ülkem de güler

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ŞİİR....

18/7/2008

Gelirsen,
Ayın tap üstünde kederli bir bulut tutamaz göz yaşlarını,
Harran papatyadan bir gelinlik giyer, arsız zamansız,
Gelirsen,
Dersime kırlangıçlar geri döner, Munzur gülümser,
Gelirsen
Kızıl bir gelincik olup açacak zilan, zap sana koşacak,
Gelirsen,
Batmanda intihar son kurşununu kendine sıkacak,
Ani kurtulacak susmaların dilinden...
Ve Çorum Ve Maraş Ve Sivas yüzünü yıkayacak yağmurda...
İçimdeki kızıl deniz doydu kana,
Kızılırmak'tan alayım selamını.
Merhaba de,
Vurulmuş güvercinler aşkına! merhaba...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

sivas...

23/6/2008

Yumrukluyorum duvarları
Yumrukluyorum kara gecenin bedenini ellerim kan içinde
Nehirler taşmış yanaklarımdan
Otuz yedi can
Otuz yedi gül çatlamış susuzluktan Sivas'ın içinde
Nasıl uyku tutar gözlerimi
Döne döne semaha duranlar tutuştu önce
Sonra türküler
Sonra şiir çığlıksız düştü türkülerin yanıbaşına
Sivas... Sivas..
Yiğitlik midir emanet cana kıymak
Yiğitlik midir bir tutam ışığı kör bıçakla koparıp karanlığa kurban etmek
Söyle hangi kitapta vardır elleri kollları bağlı yakmak
Var mıdır kardelen akında bir avuç inciyi ateşe tutmak lo...
Böyle garip düştüğüme bakma
Böyle mahsun durduğuma
Varsın ateşin suskunlukla beslensin
Benim de yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik
Senin de dağların var Sivas, senin de dağların
Dağlarında şahanların

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

23/6/2008

İkimizde acemi birer aşıktık o zamanlar
Sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
Bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde
Ve yağmur gibi akıp giden yıllardan
Geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana kadar
Ama farkındaydım yinede
Ne zaman seninle olsam
Tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah
Şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum
Hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
Malumun olsun ben sende ülkemi sevdim
Hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri
Ben sende yolları sevdim
Dallarına hiçbir kuşun konmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla
Kaplı yolları
İkimizde acemi birer aşıktık aslında
Ne yapacağımızı bilmeden serseri dolaşırdık yollarda

Ben sende ülkemi sevdim
Hüzün dolu yağmurları
Mor kanatlı turnaları yar...

Ben sende rüzgarı sevdim
Alıp götüren yılları
Saklı kalan umutları yar...

Ne yeminler bozdum
Geceler büyürken sensiz
Ne yeminler bozdum
Yıllar geçerken sitemsiz
Ne yeminler bozdum
Tarifi bile imkansız
Senin için ey karagül

Ben sende yolları sevdim
Yüreğinden gelip geçen
Sevda yüklü katarları yar...

Ben sende seni sevdim
Avuçlarken yüzümü
Yahut dokunurken sessiz yar...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

14/6/2008

 

 

Yenilgiler;
Yalnız yaşanır,
Yalnızlık;
Tek kişiliktir. UNUTMA!!!

 

 


        

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

asi.mavi

hayatın çığlığır türküler

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro